Ağızda Metalik Tat Hangi Vitamin Eksikliğinden Olur? Derinlemesine İnceleme Bir sabah uyanıp dişlerinizi fırçalarken ağzınızda bir garip tat olduğunu fark ettiniz mi? İlk başta, belki yediğiniz bir şeyden kalma bir tat diye düşündünüz. Ama gün boyunca bu tat devam etti ve sonunda kafanızı karıştırdı. Ağızda metalik bir tat… Ne anlama geliyor? Birçok kişi, bu tuhaf tadı bazen hayatının bir dönemiyle ilişkilendirse de, aslında ağızda metalik tat bazen vücudun bir şeylerin eksik olduğuna dair bir sinyalidir. Peki, bu eksiklik hangi vitaminlerden kaynaklanıyor olabilir? Gelin, bu tatla ilgili detaylara inelim. Ağızda Metalik Tat ve Vitamin Eksiklikleri: Temel Bağlantı Ağızda metalik tat, sağlık…
Yorum BırakEfsanevi Fikir Durağı Yazılar
Aynı Yardım Gelir Vergisine Tabi Mi? Bir sabah, bir arkadaşımın iş yerinde yaşadığı sıkıntılardan dolayı bana başvurduğuna tanıklık ettim. Geçim derdiyle uğraşan biri için, işyerinden gelen maddi destek büyük bir nefes aldırmıştı. Fakat bir soru vardı kafasında: “Bu yardım gelir vergisine tabi mi?” O anda, en basit gibi görünen bir konu bile ne kadar karmaşık hale gelebilir diye düşündüm. Yardımlar, doğrudan ve dolaylı olarak gelirle bağlantılı olduğundan, vergilendirilip vergilendirilmeyeceği meselesi önemli bir yer tutuyor. Ancak bu soruya verilecek cevap, yalnızca vergi mevzuatını anlamakla kalmayıp, devletin sosyal yardımlarına ve bireylerin haklarına nasıl yaklaştığımızla da ilgili. Peki, aynı yardım gerçekten gelir vergisine…
Yorum BırakGiriş: Toplum, Birey ve Düşüncenin Sarmalında Hayatımızdaki pek çok şeyin, bir şekilde anlama çabasıyla şekillendiğini fark ettikçe, dünyayı algılayışımızda birçok katmanın olduğunu anlarız. Hangi sınıfta okuduğumuzu, ne tür değerlerle büyüdüğümüzü, hangi toplumda yer aldığımızı sorguladığımızda, her bir kararın, her bir seçimimizin, düşünce tarzımızın toplumsal yapılarla sıkı sıkıya bağlı olduğunu görürüz. Peki ya düşünceler? Bir insan bir şeye inanır veya bir görüşe sahip olurken, toplumsal yapılarla ne kadar etkileşime girer? Örneğin, önerme kavramını, ilkokulda öğrendiğimiz mantık derslerinden hatırlayabilirsiniz: “Eğer A doğruysa, B de doğrudur” gibi bir ilişki kurma biçimi. Ama toplumsal açıdan baktığımızda, her önermenin, toplumdaki normlara, değer yargılarına, hatta güç…
Yorum BırakÂdil Kişi Kimdir? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Üzerinden Bir İnceleme Bir sabah, günlük yaşamın sıradan telaşı arasında, belki de düşüncelerinizin arasına bir soru sızar: “Âdil kişi kimdir?” Bu, yalnızca bir kavram veya soyut bir düşünce değil, yaşamın temel taşlarından biri olan insan ilişkilerinde sürekli karşılaşılan bir meseledir. Adalet, toplumsal düzenin ve bireysel huzurun temel yapıtaşlarından biridir. Ancak, adaletin ne olduğu ve adil bir insanın kim olduğu sorusu, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde farklı anlamlar taşır. Bu soruyu ele alırken, felsefenin rehberliğine başvurmak, doğru ve yanlış arasındaki ince çizgiyi daha derinlemesine keşfetmemize yardımcı olabilir. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi…
Yorum BırakÇelik Çomak Oyunu Nasıl Oynanır? Bazen, iş hayatındaki yoğunluktan ya da günün karmaşasından çıkıp, çocukluk yıllarına dönmek gibisi yok. Bir an için hayatın karmaşasını unutup, sokak oyunlarıyla yeniden tanışmak, basit ama eğlenceli bir dünyaya adım atmak… Hani derler ya, “Çocukken oynadığımız oyunları unutmak mümkün mü?” İşte, bunlardan biri de çelik çomak oyunu. Hem eğlenceli hem de fiziksel olarak sizi zorlayan, oldukça eski bir oyun. Peki, çelik çomak oyunu nasıl oynanır? Bunu anlamadan önce, biraz nostalji yapalım! — Çelik Çomak Oyununun Tarihçesi ve Hatırlatıcılar Hatırlıyorum, Ankara’da, mahallede arkadaşlarımızla çelik çomak oynadığımız o eski günleri. O zamanlar cep telefonları yoktu, sosyal medya…
Yorum BırakTürkiye’de İlk Otomatik Telefon Santrali Nerede ve Ne Zaman Kurulmuştur? Bazen düşündüğümde, küçük bir çocukken evdeki telefonun sadece sabahları, akşamları değil, neredeyse her an hayatımızın bir parçası olduğuna inanmak zorlaşıyor. Çocukken telefonun bir “merak” nesnesi olduğunu hatırlıyorum. O dönemin telefonları hem etkileyici hem de biraz gizemli gelirdi. Ama şu anda sadece birkaç tuşa basarak istediğiniz kişiye anında ulaşabiliyorsunuz. Bugün, telefon sistemlerinin arkasında yatan teknoloji ve geçmişine dair düşünceler, beni hep derinleştiriyor. Türkiye’de ilk otomatik telefon santrali nerede ve ne zaman kuruldu, bu soruya gelirken de düşündüm ki; aslında bu büyük değişimin ne kadar derin izler bıraktığını gözlerimle gördüm. Telefonun ilk…
Yorum BırakRakete L1 L2 Ne Demek? Uzaya Giden Yolların Gizli Harfleri İzmir’de bir kafe köşesinde otururken, Instagram’da karşıma “Rakete L1 L2 ne demek?” başlıklı bir paylaşım çıktı. Tuhaf bir şekilde birden fazla arkadaşım bu terimi kullanıyor ama kimse ne anlama geldiğini açıklayamıyordu. Hadi dedim, bu konuyu bir kurcalayayım. Hangi akla hizmet uzaya çıkma aşamalarını raketlere kodlamışlar? Yani bu kadar soyut bir konuda neden bu kadar fazla jargon kullanıyoruz? Netleşmesi gereken bazı sorular var. “L1” ve “L2” ne demek, bir roketin işlevsel aşamalarında gerçekten bu terimler ne işe yarıyor ve bizim bunlarla ne ilgimiz var? İşte bu yazıda, bu terimleri irdeleyerek biraz…
Yorum BırakTÜBİTAK’ın Kurucuları Kimlerdir? Bilimsel Etik, Epistemoloji ve Ontolojinin Sorgulanması Felsefe, gerçekliği ve anlamı sorgulama yolculuğudur; ve bu sorgulama, zaman zaman basit bir soru ile başlar: “Neden varız?” Bir toplum, kendisini anlamaya, evrenle olan ilişkisini çözmeye, insanlığın bilgi birikimini daha ileriye taşımaya çalışırken, bilimsel araştırmalar ve inovasyon bu sorgulamanın temel araçları haline gelir. İşte bu bağlamda, Türkiye’de bilimsel düşünceyi ve araştırmayı yönlendiren TÜBİTAK, yalnızca bir kurum olmanın ötesinde, bir bilgelik arayışının simgesidir. Bu yazıda, TÜBİTAK’ın kurucularını ve bu kurumu oluşturan düşünsel temelleri felsefi bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden başlayarak, bilimsel araştırma ile toplumsal gelişim arasındaki ince bağlantıları…
Yorum BırakTuz Ruhu Tuvalete Dökülür Mü? Edebiyatın Temizliği ve Kirliği Üzerine Bir Düşünce Kelimelerin gücü, bazen bir çığlık kadar derindir, bazen de sessiz bir hıçkırık gibi saklıdır. Onlar, bazen bir insanın içsel çatışmalarını dışa vurduğu bir araca, bazen de toplumun yapısını sorguladığı bir silaha dönüşür. Edebiyat, işte bu kelimelerin bir araya gelip insan ruhunun derinliklerine inmeye çalıştığı bir yerdir. Her metin, yalnızca bir hikaye anlatmaz; aynı zamanda bir dünyayı şekillendirir, bir düşünceyi dönüştürür. Tuz ruhu tuvalete dökülür mü? Diye sorarken, belki de tam olarak bu dönüştürücü gücün, temizlik ve kirin, arınma ve yozlaşmanın, içsel ve dışsal dünyanın sınırlarının ne kadar iç…
Yorum BırakKalbimizin İçinde Neler Vardır? Bilimsel Bir Yaklaşım Konya’nın sakin sabahlarından birinde, kalbimin attığını hissederken, kafamda bir soru beliriyor: Kalbimizin içinde neler vardır? Hem mühendislik eğitimi almış biriyim, hem de sosyal bilimlere oldukça meraklıyım. Bu nedenle, bu soruyu iki farklı açıdan değerlendirmek beni her zaman cezbetmiştir. İlk olarak, bu soruya mühendis bakış açısıyla yaklaşmayı deneyeyim. İçimdeki mühendis, şöyle diyor: “Kalp, aslında biyolojik bir pompadır. Görevi, oksijenli kanı vücudun her yerine pompalamaktır.” Kimyasal ve elektriksel sinyallerle hareket eden, dört odacıklı bu organ, vücudun hayati fonksiyonlarını sürdürebilmesi için oldukça önemli bir rol üstlenir. Sağlıklı bir kalp, her dakika ortalama 70 kez atar, günde…
Yorum Bırak