İçeriğe geç

Günlük faaliyet ne demek ?

Günlük Faaliyet Ne Demek? Bir Gencin Yalnızca Gerçekten “Yaşadığı” Faaliyetleri Üzerine Mizahi Bir Düşünce

Yavaşlayın, Bu Şey Sadece Bir Faaliyet Değil, Bu Hayat!

Günlük faaliyet denildiğinde insanın aklına ne gelir? Hani şu sabah kalkıp kahve içip, işe gidip, akşam döndükten sonra yemek yiyip uyuma döngüsü var ya… Ama asıl mesele o anlarda ne yaptığına da bir bakmak gerek! Yaşadığın her an, aslında bir günlük faaliyet değil mi? Bugün o faaliyetin içinde kaybolmuş bir şekilde, İzmir sokaklarında yürürken, “Günlük faaliyet ne demek?” diye soran iç sesime kulak verdim. Sanki evdeki halıyı süpürmekle tüm hayatımı kurtarıyormuşum gibi hissettim. Neyse, biraz yavaşlayalım, sabah kahvemi alıp, kendimi biraz daha anlatacak olursam, kesinlikle şunları söylemeliyim…

Kahve İçmenin Faaliyet Olduğu Bir Dünya

İzmir’de yaşıyorum, burada sokaklar bir başka. Her sabah uyandığımda sanki dünyanın en büyük sorusunu çözmeye çalışıyormuşum gibi hissediyorum. Oysa ki tek yapmam gereken, “Bu sabah kahvemi hangi kafede içsem?” sorusunun cevabını bulmak. Evet, doğru duydunuz. Bu, bir faaliyet! İtiraz etmeyin, çünkü kahve içmek ciddi bir mesele.

Bir de “kafein bağımlısı” olmak var tabii. Kafeye girerken genelde herkesle göz göze geliyorum; kimisi yanımdan geçip bir dilim cheesecake alırken, kimisi ise siparişini hazırlatıp tek başına, derin düşüncelere dalarak oturuyor. İşte biz, kahveseverler, bir faaliyet olarak kahveyi bir nevi “düşünce şekli” olarak algılıyoruz. O yüzden sabahları kahve içmek, tam olarak işte böyle bir günlük faaliyet haline gelir.

Ama tabii ki “kafein bağımlısı” demek ne kadar doğru, onu da sorgulamadan edemiyorum. Dün akşam bir arkadaşım bana “Abi bu kadar kahve içmen normal mi?” dediğinde “Aman, işte bir günlük faaliyet, ne olacak?” dedim. Ama bir yandan da içimden “Bu kadar kahve içmek beni tanımayanlar için sıradışı ama tanıyanlar için sadece sıradan bir şey.” diye düşündüm. Çünkü günlük faaliyet ne demekse, onu yaparken biz kendi sınırlarımızı, konfor alanımızı sürekli genişletiyoruz. “Bir fincan daha kahve, hadi bakalım!” diyerek bu sınırı biraz daha zorluyoruz. O zaman bu bir faaliyet değil de ne?

Günlük Faaliyet: Bir Değişim mi, Yine Aynı Döngü mü?

Beni tanıyanlar bilir, günüm genellikle “Bir şeyler yapmak zorundayım ama ne?” sorusu ile başlar. İşe gitmeye gitmeme arasında bir denge kurarım, arkadaşlarımla takılacak mıyım, yoksa tek başıma evde oturup düşüncelerimle mi boğulacağım, bu da önemli bir gündem maddesidir. Kendi kendime kahve yaparken, bir yandan da “Bugün nasıl bir faaliyet yapabilirim?” diye düşünüyorum.

Mesela dün ne yaptım? Akşamı çoktan düşünüyordum, saat 6 olunca “Ah, hadi çıkarım biraz hava alırım,” dedim. O sırada içimden bir ses: “Sen zaten her akşam benzer bir şey yapıyorsun. Bunu bir faaliyet olarak adlandıramazsın.” Ama başka bir ses de vardı; “Neden olmasın ki? Sen her akşam çıkıp, biraz gezip insanları gözlemliyorsun. Bu, gayet bir faaliyet.” Ve böylece kafamda bir çatışma başladı. Hem keyif alıyorum, hem de bu aktiviteyi (evet, ona aktivite diyorum) aşırı düşünmeye başlamıştım. Faaliyet dediğin şey bazen küçümsenmemeli; çünkü bazen en sıradan görünen şeyler bile hayatın anlamını taşıyor.

İçimden Bir Ses: “Bir Faaliyet Daha Yap!”

Bazen düşünürken, içimdeki ses birden açığa çıkıyor. Geçenlerde arkadaşım Zeynep ile buluştuk. Çıkmadan önce “Bugün nereye gideceğiz?” diye sordum. O da “Nereye istersen, faaliyeti yapalım!” dedi. Gerçekten de o günkü faaliyetimiz bambaşkaydı. Benim için İzmir’in o her yerinde yapılan basit yürüyüşler bile birer aktiviteler haline gelebiliyor. Tabii Zeynep bu faaliyetleri hep “eylem” olarak adlandırıyor. “Eylem ne de olsa günün son faaliyetidir” dedi. Gerçekten mi? Neyse, “faaliyet” ya da “eylem” demek, o kadar çok fazla bir fark yaratmıyor. Benim için gün içinde şunu fark ettim: Her hareket, bir faaliyet.

Hadi bir de birkaç gün önceki olayla bağlayalım: Güne başlarken, annemle pazara gittiğimde “Bugün pazara faaliyete çıkıyoruz,” dedim. Annem bana çok garip bakarak “Yine başladın faaliyete!” dedi. Ama ben aslında gerçekten bunun bir faaliyet olduğuna inanıyordum. Çünkü pazara gitmek de bir faaliyettir. Önemli olan o anki ruh halini fark etmek ve o faaliyeti anlamlandırmak.

İçsel Bir Çatışma: Faaliyet mi, Yalnızca Bir Rutin mi?

İşte burada işler biraz daha karmaşıklaşmaya başlıyor. Bir şeyi yapmak için gerçekten istekli misin, yoksa sadece alışkanlık mı? Sadece faaliyet olarak görüyor musun, yoksa gerçekten keyif alarak mı yapıyorsun? O kadar karmaşık ki bazen, en sıradan işler bile bizim için bir “faaliyet” haline dönüşüyor.

Mesela dün akşam eve geldim, üzerimdeki kıyafeti değiştirirken “Bugün ne faaliyeti yaptım?” diye düşündüm. Hangi faaliyeti yaptım ki? Kahve içtim, yürüyüş yaptım, arkadaşlarla sohbet ettim… Ama hiçbirisi beni gerçekten tatmin etmedi. İçimden bir ses “Bir şey eksik!” diyordu. O an faaliyetin gerçekten derinliğini düşündüm ve anladım: Günlük faaliyetler bazen hep aynı şeyi yapmaktan sıkılmak değil, aslında anlam arayışı.

Yani, bu günlük faaliyet ne demek diye sormak, aslında “Hayatımın anlamını bulabilir miyim?” demek gibiydi. Belki de hiç fark etmeden bu faaliyetlerin içine sıkışarak yaşamıştık.

Sonuç: Bir Faaliyet Olarak Hayat

Sonuçta, günlük faaliyetler bizim hayatımızın birer parçası. Kahve içmekten arkadaşlarla sohbet etmeye, pazara gitmekten sabah yürüyüşlerine kadar her şey bir faaliyettir, ama bunu kabul etmek önemli. Her şeyin içinde bazen gizli bir anlam buluyoruz. Hatta bazen kendimize şöyle sorarız: “Bugün hangi faaliyeti yaptım ve bu faaliyet bana ne kattı?” Ancak bu soruyu sormadan da yaşamak güzel, çünkü bu faaliyeti yaparken bir şeyler keşfetmek, insanın en büyük keyfi oluyor.

İzmir’de yaşamak, hayatı bir faaliyete dönüştürmekten daha fazlası demek. Yani günlük faaliyetler, bazen sadece yaşamımızın izlediğimiz senaryoları oluyor. O yüzden her anın tadını çıkarın, çünkü yaşamın ta kendisi aslında çok büyük bir faaliyet!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
tulipbet yeni giriş