Ebu Hanife’ye Göre Allah Gökte mi? Edebiyatın Merceğinden Bir Yolculuk Edebiyat, kelimelerin sınır tanımayan bir imge gücüyle dünyayı yeniden şekillendirdiği bir sahnedir. Anlatı teknikleri ve semboller, yalnızca bir olayı aktarmakla kalmaz, okurun içsel evrenine dokunur, onu dönüştürür. İşte bu yüzden Ebu Hanife’nin Allah’ın konumu hakkındaki sorusu, sadece fıkıh ve teolojiye ait bir mesele olmanın ötesine geçer; edebiyatın merceğiyle bakıldığında metaforik ve sembolik bir yolculuğa davet eder. Peki, Allah gerçekten gökte midir, yoksa bu ifade bir sembol olarak mı okunmalıdır? Ebu Hanife’nin Perspektifi ve Metaforik Okuma Ebu Hanife’nin görüşleri, klasik İslam düşüncesi içinde Allah’ın mahiyeti ve mekânla ilişkisini tartışır. Fıkıh literatüründe…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Tebligat Hangi Durumlarda Gelir? Küresel ve Yerel Açıdan Bir Bakış Herkese merhaba! Bugün gerçekten merak ettiğim, ama bazen gözden kaçırdığımız önemli bir konuya değineceğim: Tebligat hangi durumlarda gelir? Duyduğumuzda genellikle biraz geriliriz, çünkü çoğu zaman tebligatlar, önemli veya bazen olumsuz bir şeyin habercisi olur. Ama aslında tebligatın ne olduğu, hangi durumlarda gönderildiği ve farklı kültürlerde nasıl uygulandığına dair pek çok ilginç şey var. Ben Bursa’da yaşayan, hem Türkiye’deki hem de dünyadaki gelişmeleri takip eden, bir beyaz yaka çalışanı olarak bu konuyu sizlere samimi bir dille anlatmak istiyorum. Tebligat konusunda çoğu zaman yasal bir zorunluluk, bir hak ya da bir yükümlülük…
Yorum BırakShine Türkçesi ve İnsan Deneyimindeki Yansımaları Hayatın herhangi bir anında kendimizi fark etmeden bir ışığın içinden geçiyor gibi hissederiz; bazen bu ışık, bir başkasının gözlerinde parlar, bazen kendi iç dünyamızda kendini gösterir. Peki, “shine” kelimesinin Türkçesi nedir? İngilizcede hem fiziksel anlamda “parlamak” hem de mecazi olarak “öne çıkmak, parlamak, kendini göstermek” gibi anlamlara gelir. Felsefi açıdan bu kelime, yalnızca gözle görünür bir ışığı değil, insan bilincinin, değerlerin ve bilgeliğin parıltısını da çağrıştırır. Bu yazıda, shine kavramını etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden ele alacak; filozofların görüşleri, çağdaş tartışmalar ve güncel örneklerle derinlemesine inceleyeceğiz. Etik Perspektifinden Shine Etik, insanın doğru ve yanlış…
Yorum BırakÖrümcek Neyi Simgeler? Giriş: Örümceklerin Hayatımızdaki Yeri Örümcekleri düşündüğümüzde, birçok kişi hemen korku, endişe ya da ürpertiyle yanıt verir. Ancak, aslında örümcekler hayatımızda çok daha derin bir anlam taşır. Onların ağlarını ve hareketlerini incelemek, insan psikolojisinde, kültürlerde ve toplumlarda birçok sembolizmi açığa çıkarır. Örümcek, sadece bir hayvan olmanın ötesinde, birçok farklı anlamın ve metaforun birleşim noktasıdır. Peki, örümcek neyi simgeler? İşte bu soruyu biraz daha derinlemesine irdelemek için geçmişten günümüze, farklı kültürlerden, kişisel gözlemlerimden ve verilerden yararlanarak bir yolculuğa çıkalım. Çocukluğumdan Bir Hatıra: Korku ve Merak Arasındaki Denge Çocukken, annemin evimizin bahçesindeki çiçekleri sularken, bir örümcek ağının tam ortasında bir…
Yorum BırakGeçmişin İzinde: İnsanın İstencini Anlamak Geçmişi anlamak, sadece tarih kitaplarını okumakla sınırlı değildir; insanın bugünkü davranışlarını, kararlarını ve toplumsal yönelimlerini yorumlamamıza yardımcı olan bir aynadır. Bu bağlamda “istenc” kavramı, insanın irade gücünü ve bilinçli tercihlerini tarih boyunca nasıl şekillendirdiğini anlamamız için kritik bir terim olarak karşımıza çıkar. İnsanlık tarihi, bireylerin ve toplulukların kendi istencini ifade edebilme mücadelesiyle örülüdür; bu mücadele hem bireysel hem de kolektif dönüşümlere ışık tutar. Ortaçağda İstencin İlk İzdüşümleri Ortaçağ Avrupa’sında, insanın kendi iradesi daha çok dini çerçevede değerlendiriliyordu. Kilise belgeleri ve teolojik yazılar, bireyin Tanrı’ya karşı sorumluluğunu vurgularken, istencin toplumsal ve manevi sınırlarını da çiziyordu. Thomas…
Yorum Bırakİçsel Merak ve “Intiha”nın Psikolojik Yansımaları İnsan davranışlarının ardındaki karmaşık süreçleri gözlemlemek, beni sık sık kendi iç dünyama ve çevremdekilerin davranışlarına dair sorular sormaya yönlendiriyor. Bu merak, dilin ve kelimelerin ardında saklı psikolojik dinamikleri keşfetmeme de yol açıyor. “Intiha ne demek TDK?” sorusu, bu bağlamda dikkatimi çekti. Türk Dil Kurumu’na göre “intiha”, genellikle bir işin, sürecin veya durumun sona ermesi, son noktaya ulaşması anlamında kullanılır. Ancak psikolojik bir mercekten bakıldığında, “son nokta” veya “tamamlanma” kavramları, bireyin bilişsel ve duygusal süreçleri ile sosyal ilişkilerindeki yansımalarıyla anlam kazanır. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Intiha Bilişsel psikoloji, insanın bilgi işleme, problem çözme ve karar verme…
Yorum BırakGünlük Faaliyet Ne Demek? Bir Gencin Yalnızca Gerçekten “Yaşadığı” Faaliyetleri Üzerine Mizahi Bir Düşünce Yavaşlayın, Bu Şey Sadece Bir Faaliyet Değil, Bu Hayat! Günlük faaliyet denildiğinde insanın aklına ne gelir? Hani şu sabah kalkıp kahve içip, işe gidip, akşam döndükten sonra yemek yiyip uyuma döngüsü var ya… Ama asıl mesele o anlarda ne yaptığına da bir bakmak gerek! Yaşadığın her an, aslında bir günlük faaliyet değil mi? Bugün o faaliyetin içinde kaybolmuş bir şekilde, İzmir sokaklarında yürürken, “Günlük faaliyet ne demek?” diye soran iç sesime kulak verdim. Sanki evdeki halıyı süpürmekle tüm hayatımı kurtarıyormuşum gibi hissettim. Neyse, biraz yavaşlayalım, sabah…
Yorum BırakAdam İnsan Sarrafı Ne Demek? Edebiyatın İnsanlık Hâlleri Üzerine Düşünceler Bir sokak köşesinde yürürken, insanların birbirine olan davranışlarını gözlemlediğinizi hayal edin. Bazı insanlar, adeta çevresindeki herkesin ruh hâlini, düşüncelerini ve niyetlerini tartıyor gibi; kimini önemseyip koruyor, kimini görmezden geliyor. İşte bu tür bir karakter, edebiyat perspektifinden bakıldığında, “adam insan sarrafı” ifadesiyle özetlenebilir. Peki, bu kavram yalnızca günlük bir tanım mı, yoksa edebiyatın karakter yaratmadaki dönüştürücü gücüyle ilişkilendirilebilecek bir metafor mu? Bu yazıda, adam insan sarrafı kavramını farklı metinler, türler, karakterler ve temalar üzerinden ele alacak; semboller ve anlatı teknikleri ile derinleştireceğiz. Adam İnsan Sarrafı: Tanım ve Edebi Yansıma Sözlük anlamıyla,…
Yorum BırakGiriş: Kırık Nedir ve Neden Önemlidir? Bir düşünün: Elinizde sevdiğiniz bir obje var ve bir anda kırılıyor. O an hissettiğiniz boşluk, hayal kırıklığı ve şaşkınlık, yalnızca fiziksel bir parçalanma mı yoksa daha derin bir anlam mı taşıyor? Felsefe, işte bu tür deneyimlerin altında yatan yapıları anlamaya çalışır. Kırık, salt bir parçalanma değil; etik, epistemoloji ve ontoloji açısından hem bir olgu hem de bir metafordur. Bu yazıda, kırığın anlamını bu üç felsefi perspektiften ele alacak, hem klasik hem çağdaş düşünürlerin bakış açılarını tartışacak ve güncel örneklerle düşünsel bir yolculuk yapacağız. Ontolojik Perspektif: Kırık ve Varoluş Kırık Nesnelerin Ontolojisi Ontoloji, varlığın doğasını…
Yorum BırakEvrendeki Tüm Varlıkların Yaratıcısı Kimdir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme İstanbul’da yaşıyor, her gün farklı insanlarla, farklı topluluklarla bir arada oluyorum. Toplu taşımada birbirinden farklı insanlar, her biri kendi dünyasına hapsolmuş bir şekilde seyahat ediyor. Kimisi kulaklıklarını takmış, kimisi kitap okuyor, kimisi ise yanındakiyle dertleşiyor. Birbirinden çok farklı bu insanlar arasında, birinin bakış açısının evrendeki tüm varlıkların yaratıcısını nasıl algıladığını anlamak, çoğu zaman imkansız görünüyor. Ancak, aslında bu soruya hepimizin vereceği cevaplar, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle doğrudan ilişkili. Evrendeki Tüm Varlıkların Yaratıcısı Kimdir? Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Evrendeki tüm varlıkların yaratıcısı kimdir sorusu, birçok kişinin…
Yorum Bırak